Ateşten Doğan Karen Marie Moning

7
909
views
Ateşten Doğan Karen Marie Moning
Ateşten Doğan Karen Marie Moning

Karen Marie Moning – Ateşten Doğan

Gökyüzünde kan vardı. Sokaklarda kan vardı. Kalbinde…  Bıçağında ateş. Zaman. Hem düşman hem de müttefikti.

Karen Marie Moning’in destansı “Ateş” serisinin yeni romanında  Mac, Barrons, Ryodan ve Jada geri dönüyor. Tehlike hiç bu kadar büyük, aralarındaki kimya hiç bu kadar ateşli olmamıştı. 

Okura karmaşık bir entrikalar ağı ve dört dörtlük bir macera sunan Hastalık Ateşi, kadim kötülükler, şehvet, ihanet, bağışlama ve aşkın kurtarıcı gücü üzerine sürükleyici bir masal.

İnsan ve Fae dünyalarını ayıran eski duvar yok olduğunda, evrenin özü zarar gördü ve şimdi dünya yavaş yavaş yok oluyor. Gezegeni sadece Yaratılış Şarkısı; hayatın kaynağı olan o tuhaf, tehlikeli melodi kurtarabilir.

Ancak efsanevi şarkıyı arayanlar eski yaralarla, yeni düşmanlarla, kızgın tutkularla ve alev alev yanan intikam ateşiyle de baş etmek zorunda.

Bir zamanlar kadim büyünün temas ettiği normal bir şehir olan Dublin, artık normalliğini kaybeden, tamamen büyülü bir şehir.  Ve savaşla altüst olan sokaklarında Mac şimdiye kadarki en amansız düşmanıyla karşılaşacak: Kendisiyle.

Kitap Hakkında Yorumlar

Sibel

Bu kitabı okuduktan sonra artık rahatlıkla diyebilirim ki Ateş serisi 5.kitabın sonunda Barrons’un mangal sahnesi ile sezon finalini yaptı.Sonrasında çıkan kitaplar ise (Buz-Alev-Ateşten Doğan) 2.sezonu oluşturuyor ki genelde olduğu gibi ilk sezonlar,ilk filmler devamlarından her zaman daha iyi olur.Bu seride de durum bu bence.Zira 5.kitaptan sonra okuduğum her kitabı sürekli ilk 5 kitapla kıyaslayarak okumaktan kendimi alamadığım için içimde sürekli bir memnuniyetsizlik oldu. Ama bu kitaplar için de kötü diyemem,hepsini sıkılmadan heyecanla okudum elbette.Sadece o hepimizi etkisi altına alan Mac ve Jericho ilişkisinin dozajı azaldığı için bence bütün bunların sebebi =D

Gelelim Ateşten Doğana.Buz ve Alev gibi bu kitap da aynı şablonla ilerliyor.Mac ağırlıklı,bir lokma Barronslu,Jada,Ryodan ve diğerleri ile anlatılan, önceki kitaplardan gelen konuyla devam eden yine heyecanlı ve akıcı bir kitaptı (ama hala 1.sezon forever =P ).

Ve genel olarak seri ile ilgili aklıma takılan bir takım şeyler =D (Spoiler sayılmaz.Zaten seriyi okuduysanız bu yorumu okuyor olacaksınız ve seriyi okuyanlar için bunlar spoiler sayılmaz,okumayanlar da anlamaz)

*Şimdi Kralın metresi Fae değil ilk başta insanmış. Ama bu olaylar milyonlarca yıl önce oluyorsa o zamanlarda insan ne gezer =P

*Bu Adam Black olayı nedir? Bu seride pek matah biri gibi gösteriliyor ama yazarın diğer serisi olan İskoçyalı’nın ilk kitabı olan Sisli Dağların Ötesinde pek de iyi bir karakter değil.Hadi diyelim ki sonradan doğru yolu bulacak ama bu seferde zamanlama tutmuyor.

*İskoçyalı serisi deyince oradaki Fae Kral ve Kraliçesinin Ateş Serisindeki Kral ve Kraliçe ile alakaları yok. Eğer bu iki seri birbirine paralelse (MacKeltarlar ve Adam Black’ten dolayı diyorum) kurgular ve zamanlama birbirini tutmuyor.

(Biz Türkiye’de ne yazık ki İskoçyalı serisinin ancak ilk 3 kitabını okuyabildik .Ateş serisinde isimleri geçen MacKeltarları ve Adam Black’i okumak daha nasip olmadı,bu gidişle de nasip olmayacak gibi gözüküyor.)

*Kral dünyada bir kere görülünce ,görüldüğü aynı suretleri alamaz diyor ama Gölge Ateşinde görülen Rüya Gözlü Adam’ı Mac Alev’de yeniden görüyor 0.0

*Artemis Yayınlarının bu kitap için ilk seçtikleri kapak resmi ve ismi sosyal medya baskısı sonucu değişmişti bildiğiniz gibi. Ama taaa mayısta çıkacak kitabı ‘bir takım hak sahipleri şeysi’ yüzünden ağustosta yayınlamalarına rağmen arka kapak özetinde kitabı isminin Hastalık Ateşi olarak geçmesi ve kimsenin bunu fark edip de değiştirmemesi veya umursamaması, 9.kitap için ‘acaba ne zaman çıkacak’ diye düşünmeme bile gerek olmadığını kanıtlıyor.

Veeeee son olarakkkkk

Ben de büyüyünce Jericho Barrons olmak istiyorum =D

Gül

Kitabı ilk Sibel okudu ve yukarda da yazdığını bana söylediğinde epey güldüm.Barrons’u mangal başında bırakacaktık.Ben ki beşinci kitabı almak için baş göz yaran,15 gün sonra kitabı aldığında yediğini fark ettiği trafik cezasını ( kitabın fiyatının 2-3 katıydı) tınmayan insan bu kitabı rafta tam 1 hafta bekletti.Bir hafta üstüne elime aldım ilk 5 sayfayı okudum içim şişti bu modda değilim dedim bıraktım .Üç gün sonra bir gayret tekrar elime aldım ve geri bıraktım.Bu hafta sonu Sibel’in baskıları ve artık okumalıyım diyerek elime aldım ve okudum .Yalan yok kaptırınca gidiyor ama kimi yerlerde kitabı elimden fırlatıp “ ne la bu “  oldum

*Valla Sibel yazarın diğer serisini hatırlamadığımdan Adam Black olayına hiç takılmadım

* Kralın metresi Fae mı insan mı olmasına takılmadım ama duvar halısı olmasına takıldım .Niyeydi o bölüm ?
*Kıskanç Barrons out,cool Barrons in.

*Lor ve Jo sahnesi nedendi ? Sanırım yazar klitorisle ilgili bir yazı ya da kitap okumuş bu engin bilgimi nerede kullansam diye düşünmüş ve Lor un bölümünde kullanmış,Lor un zeki olduğunu anlayalım diye çok zorlama olmuş sanki.

*Eğri oturup doğru konuşalım , bu kitaptan ne öğrendik ( üstteki paragrafta ki bölüm hariç =P ) dört yüz küsür sayfalık kitap seride ne gibi değişikliklere yol açtı.Seride nasıl yeni olaylar oldu bence bu kadar sayfaya için çok  az şey oldu bitti.

*Bazen yazarın seriyi bitirmesi en iyisi sanırım KMM on kitapla bu seriyi çok fazla zorladı , hayranların hepsini değilse de beni artık pes ettirdi.

 

7 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here